ÖZ
Amaç
Çocuk hematoloji onkoloji uzmanlarının, kanser tanısı alan çocuklara sunulabilecek üreme sağlığını koruma konusundaki farkındalık, bilgi, tutum ve mevcut uygulamalarını değerlendirmek, bu konuda karşılaştıkları engelleri saptamak ve mevcut duruma yönelik önerilerde bulunmaktır.
Yöntemler
Kesitsel anket çalışması olan araştırma, 15 Ocak 2022 ve 15 Haziran 2022 tarihleri arasında, elektronik anketlerin sosyal medya aracılığı ile ulaştırılması sonucunda, araştırmaya katılmayı kabul eden 23 kişi ile gerçekleştirilmiştir.
Bulgular
Araştırmaya katılan hekimlerin %78,3’ü kadın, %21,7’si erkekti. Katılımcıların %95,7’si büyükşehirde çalışmakta, %52,2’si üniversite hastanesinde hizmet vermekteydi. Hekimlerin %95,7’si yeni tanı alan kanserli çocuğun ailesine uzun dönemde yaşanabilecek fertilite ile ilgili sorunları anlattığını, %82,6’sı her zaman/rutin olarak, %17,4’ü bazen fertilite koruma yöntemlerini önerdiğini bildirmiştir. Hekimler en fazla post-pubertal çocuklarda sperm ve oosit kriyoprezervasyonu yöntemlerini kullandıklarını bildirmişlerdir. Fertilite koruma yöntemlerini uygulama konusunda yaşanılan en sık problemler olarak; tedavinin aciliyeti (%76,2), hastaya ait maddi zorluk/sigorta engelleri (%61,9), kurumsal veya ulusal bir standardın olmaması (%61,9), hekimlerin ergenlik öncesi hastalar için uygulanabilecek cerrahi yöntemler konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması (%38,1) ve hekimin iş yükü fazlalığı (%23,8) bildirilmiştir.
Sonuç
Çalışma, ankete cevap veren pediatrik onkologların %86’sının tüm ergenlik çağındaki erkekleri onkolojik tedaviden önce üreme sağlığı konusunda uzmanlaşmış bir doktora sevk etme önerisine katılmalarına rağmen, yalnızca %46’sının bunu uyguladığını bildirdi. Hekimlerin sadece %44’ü, Amerikan Klinik Onkoloji Derneği tarafından 2006 yılında kanser hastalarında doğurganlığın korunması için yayınlanan önerilere uyum bildirmiştir. Ülkemizde çocuk hematoloji ve onkoloji uzmanlarının büyük çoğunluğunun bu konuda bilgi, tutum ve mevcut uygulamalarının literatüre göre olumlu olduğu görülmektedir. Bu konuda yaşanan engellerin saptanmasının, ülkemizde gelecekteki üreme sağlığının korunması çabalarını geliştireceği öngörülmektedir.


