ÖZET
Sonuç:
NIV yönteminin (% 15 DMSO/EG ve 0,5 M sükroz) diğer iki yönteme göre daha etkin olduğu ve ovaryum kriyoprezervasyonunda folikül hasarını önlemede daha avantajlı olduğu tespit edildi.
Bulgular:
NIV-I grubunda normal folikül oranı CG ve NIV-II gruplarında olduğundan istatistiksel olarak daha yüksekti. Kontrol grubundaki normal foliküllerde ovosit ve folikül hücrelerinin çekirdekleri sağlamdı. Vitrifikasyon gruplarında birçok normal ovosit ve folikül hücresi görüldü, ancak dejenere ovosit ve folikül hücrelerinin sayısı daha fazlaydı. Ovositler ve folikül hücreleri arasındaki hücre bağlantılarının, NIV-I grubunda diğer deney gruplarına göre daha iyi korunduğu izlendi.
Yöntem:
Ovaryum dokuları kontrol CG, akupunktur iğnesiyle vitrifikasyon (NIV)-I ve NIV-II olarak dört grupta kullanılmak üzere ayrıldı. Vitrifikasyon solüsyonlarının son konsantrasyonları, %20 Dimetil sülfoksit (DMSO)/Etilen glikol(EG); % 15 DMSO/EG; % 12 DMSO/EG (sırasıyla; CG, NIV-I ve NIV-II grupları) olarak oluşturuldu. Ovaryum dokuları dengelendikten sonra sıvı nitrojene daldırıldı ve bir hafta süreyle saklandı.
Amaç:
Ovaryum vitrifikasyon tekniği insan ve veteriner hekimliği alanında kullanılmaktadır. Bu çalışmada, elektron mikroskobu gridleri (CG) veya akupunktur iğneleri kullanılarak kedi ovaryum vitrifikasyonunda iki farklı taşıyıcıyı ve üç farklı kriyoprotektif ajan (CPA) dilüsyonunun karşılaştırılması amaçlandı.


