ÖZET
Gebeliğin intrahepatik kolestazı (GİK) gebeliğin 3. trimesterinde başlayan kaşıntı, karaciğer enzimlerinde yükselme ve serum safra asitlerinde artışla karakterli kolestatik bir hastalıktır. Hastalık bütün etnik gruplarda görülür ancak coğrafi bölgelere göre prevalansı değişkenlik gösterir. Ülkemizde prevalans %0.45 olarak bildirilmiştir. Hastalığın etiyolojisi henüz net anlaşılamamıştır ancak patogenezde genetik, hormonal ve çevresel faktörler sorumlu tutul-muştur. Üzerinde en fazla çalışılan aday genler ABCB4 ve ABCB11’dir. Bu genler safra asit transportunda görev alan proteinleri kodlar. Hormonal faktörler, östrojen ve progesteron seviyesinin yüksekliği, çevresel faktörler ise selen-yum eksikliği, enfeksiyonlar ve mevsimsel değişikliklerdir. GİK’ın tanısı karaciğer fonksiyon bozukluğu ve kaşıntı ya-pan diğer hastalıkların ekarte edilmesi ile konur. Hastalığın anneye olan etkileri hafiftir ancak GİK ile preterm eylem, mekonyum aspirasyonu ve ani fetal ölüm arasında ilişki saptanmıştır. Fetal dolaşımda artmış safra asit seviyelerinin etiyolojide etkili olduğu düşünülmektedir. Hastalığın tanı ve takibinde en hassas belirteç serum safra asitlerinde oluşan yükselmedir. Hasta izleminde kardiotogografi, ultrasonografi ve fetal hareketlerin anne tarafından takibi fetal iyiliği öngörmede yetersizdir. Gebelerin ne sıklıkta görüleceği ve takipte hangi testlerin yapılacağı henüz netlik kazanmamıştır. Son çalışmalar hastalığın tedavisinde ürsodeoksikolik asitin tedavide başarılı olduğunu göstermiştir ancak henüz fetal sonuçları düzeltebilecek bir tedavi seçeneği bulunmamaktadır. Bu makalede GİK’in epidemiyolo-ji, etiyoloji, klinik özellikleri, tanı ve tedavisi gözden geçirilecektir.


