ÖZET
Amaç:
Vücut sıcaklığı 41°C ya da daha üst bir değere yükseldiğinde hipertermi oluşur ve bu ısı denetim düzeneklerinin bozulmasına yol açabilir. Tuba uterinada sıcaklığın artması silli hücrelerin apoptozisine, epitel hücrelerinde oksidatif stres gelişimine ve erken embriyonik ölümlere neden olur. Süperoksit dismutaz (SOD) serbest oksijen radikallerini ortadan kaldırarak oksidatif stresi engelleyebilen ve apoptotik süreci geri döndürebileceği düşünülen bir antioksidandır. Bu çalışmada; hipertermi ile oluşturulan ısı stresinin ve stres öncesinde kullanılan SOD’ un, tuba uterina üzerindeki koruyucu etkilerinin apoptotik ve oksidatif stres belirteçleri kullanılarak immünohistokimyasal olarak belirlenmesi amaçlanmıştır
Yöntemler:
Çalışmada kullanılan 18 adet Wistar-albino cinsi dişi sıçanlar, her grupta 6 denek olacak şekilde 3 gruba ayrılmıştır. Kontrol grubundaki denekler, sıcaklığı 22° C’ye ayarlanmış havuzda 20 dakika süre ile tutulmuş ve 24 saat sonra kesilmiş, ikinci ve üçüncü gruptaki denekler ise; sıcaklığı 42°C’ ye ayarlanmış havuzda 20 dakika bekletilerek sırasıyla 30. dakika ve 24. saatte kesilerek tuba uterina dokuları alınmıştır. Hipertermi uygulaması yapılan gruplara, uygulamadan 1 saat önce NaCl+Katalaz+SOD enjeksiyonu yapılmıştır. Alınan dokulara, hiperterminin neden olduğu apoptozisi belirlemek için Kaspaz-3, Kaspaz-8 ile Kaspaz-9 protein yapılarına etkisinin belirlenebilmesi amacıyla HSP-70 primer antikorlarıyla indirekt immünohistokimyasal yöntem uygulanmıştır
Sonuç:
Sonuç olarak apoptotik programın merkezi bileşenleri olan kaspazların aktivasyonuyla, hiperterminin özellikle epitel hücrelerinde dış yolaktan apoptozisi başlattığı yargısına varılmıştır. Ancak SOD uygulamasının süreye koşut apoptozisi baskıladığı, bunun da artan HSP-70’in koruyucu etkisi aracılığıyla gerçekleşmiş olabileceği sonucuna varılmıştır.
Bulgular:
Yapılan değerlendirmelerde; Kaspaz-9 tutulumunun daha belirgin olduğu saptanmıştır. İmmünoreaktivitenin özellikle epitelde, hücre sitoplazmasında ve silyalarda, hipertermi uygulamasına koşut arttığı izlenmiştir. Kaspaz-3 tutulumunun hipertermi ile çok belirgin artmadığı saptanmıştır. Tüm kaspazlar için SOD uygulamasının süreye koşut tutulumu azalttığı gözlenmiştir. HSP-70 tutulumunun genelde epitel hücrelerinde sitoplazmik düzeyde ve orta dereceli olduğu, SOD uygulaması ile tutulumun süreye koşut arttığı belirlenmiştir


