ÖZET
Giriş:
Yaşlanma ile ilişkin vücutta bulunan birçok sistemde fizyolojik değişiklikler görülmektedir. Bu değişikliklerin ışığında geriatrik popülasyonda hem tedavi modalitelerinin hem de ilaç reçetelendirme süreçlerinin yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Hasta tarafından birden fazla ilacın kullanılması olarak da bilinen polifarmasi tanımının detaylandırılabilmesi için, bireyin gerçekte kullanması gereken ilaç sayısının da efektif biçimde tanımlanması gerekmektedir. Yaşlı bireylere ilaç reçetelendirilmesi ve kullanımı konusunda çeşitli kriterler geliştirilmiştir. Bu kriterlerden en çok kullanılanı ise Beers kriterleri olarak adlandırılır. STOPP ve START kriterleri de kullanılan diğer kriterlerdir.
Yöntemler:
Çalışmamızda, Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları ve Nöroloji Yoğun Bakım Ünitelerinde yatan 65 yaş ve üstü hastalarda uygunsuz ilaç kullanım prevalansının STOPP-START kriterlerin açısından retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Bulgular:
Çalışmaya alınan 288 hastanın 168’i kadın (%58,3), 120’si erkektir (%41,7). 288 hastada toplam 727 hastalık tanısı konulduğu saptanmıştır. Bu 727 tanının 201’i “Serebrovasküler Hastalıklar” iken, 153’ü “Hipertansiyon”dur. En sık saptanan STOPP kriter ana grubu antitrombosit antikoagülan ajan grubu (%35,7) iken, en sık saptanan tekil STOPP kriteri, “Duplikasyona sebep olan ilaç sınıfı varlığı (yeni bir ajan eklemeden önce tek ilaçla optimum düzey hedeflenmesi) (%23,2)”dir. En sık saptanan START kriter ana grubu kardiyovasküler sistem grubu(%94,5) iken, en sık saptanan tekil START kriteri, “Yaşamının sonuna yaklaşmış ya da 85 yaşından büyük olmayan, öyküsünde koroner, serebral ya da periferal vasküler hastalığı olan hastalarda statin tedavisi”dir (%70,2).
Sonuç:
Çalışma sonuçlarının ulusal literatür ile genel anlamda benzerlik gösterdiği görülmektedir. Çalışma sonuçları ile uluslararası literatür arasında kısmi farklılıklar vardır. Bu farklılıkların, kullanılan tanı kriterleri, çalışma grubu seçilimi, çalışma tasarım farklılıklarına atfedilebileceği öngörülmektedir.


