ÖZET
Amaç:
Kanser ciddi ve kronik bir hastalık olmasının ötesinde belirsizlikler içeren, ölümü çağrıstıran, suçluluk, terk edilme, panik, düsmanlık, öfke ve kaygı uyandı-ran bir hastalık olarak algılanır. Kanserli çocukların ebeveynlerinde % 50 oranında psikiyatrik bozukluk görüldüğü bunların da yaklasık % 73’ünün depresif bozukluk olduğu bildirilmektedir. Bu çalısmada çocukluk çağı kanserine karsı annelerin bil-gi, tutum ve davranıslarını değerlendirmek, sosyoekonomik ve demografik özel-likler ile iliskisinin saptaması amaçlanmıstır.
Sonuç:
Kanserin önlenmesi ve tedavisi konusunda kaygının azaltılması için ailele-rin daha çok bilgilendirilmeye ihtiyaç duyduğu saptanmıstır.A
Bulgular:
Annelerin % 40,3’ünün yakın çevresinde kanser tanısı almıs çocuk ol-duğunu, % 21’inin sağlık merkezlerinden, % 35’nin medyadan, % 11’nin arkadas ve akrabadan, % 33’ün ise medya, arkadas ve akrabadan kanser ile ilgili bilgileri aldığı öğrenildi. En çok bilinen çocukluk çağı kanserinin lösemi ve lenfoma oldu-ğu görülmüstür. Annelerin sadece % 7,3’ünün (sayı: 22) kanser için tarama yaptır-dığı öğrenilmistir. Ailesinde kanser hastası olması ile kanser taraması yaptırmasıarasında bir iliski olmadığı görülmüstür (p> 0,05). Kanserin 3 ana nedeni arasında sigara, yiyecekler, alkol yer almaktaydı. Anneler arasında sigara içme oranı % 57 idi ve bu farklılık istatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte düsük bilgi dü-zeyli olanlarda sigara içme daha yaygındı. Annelerin % 23’ü kanserin tedavi edile-mez olduğuna inanmaktadır. Annelerin % 22,7’sinin kanser hakkında yeterli bilgi sahibi olduğu görülmüstür. Annelerin % 71,7’si çocuğu kanser tanısı almıs olsaydıçocuğuna söylemeyeceğini, % 7,7’si ne yapacağını bilmediğini ifade etmislerdir.
Gereç ve Yöntem:
Bu kesitsel arastırmaya Kırıkkale ilinde oturan, 1 ay - 16yas arası çocuğu olan 300 anne alınmıstır. Örnekleme yöntemi kullanılmadan, herhangi bir nedenle hastanemiz polikliniğine ve hastanemize en yakın iki sağlık ocağına basvuran annelere arastırma hakkında bilgi verilip izinleri alındıktan sonra yüz yüze görüsme tekniği ile otuz sekiz soruluk anket formları doldurulmustur.


