ÖZET
Amaç:
Ultrasonografinin kullanımının yaygınlaşması Papiller tiroid mikrokarsinom (PTM) artışının esas nedenidir. Kliniğimizde PTM tanısı almış olguların klinikopatolojik özelliklerini değerlendirdik.
Yöntem:
Retrospektif olarak yapılan çalışmada 354 olgu değerlendirilmektedir. Sitolojik tanılar 2017 Bethesda Sistemi kullanılarak sınıflandırıldı. Çalışmanın istatistikleri IBM SPSS Statistics 22 kullanılarak yapılmış olup, gruplar arası karşılaştırmalar Ki Kare testi, Fisher kesin Ki Kare testi, Student’s t-testi ve Mann-Whitney U testi ile analiz edilmektedir.
Bulgular:
Olguların %48’i PTM tanılı olup, bunların %47.1’i insidental papiller tiroid mikrokarsinomu (IPTM) tanılıydı. Kadın cinsiyet IPTM grubunda papiller tiroid karsinomu (PTK) grubuna daha yüksek oranda olup, aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p <0.001). Kronik lenfositik tiroidit (KLT) birlikteliği PTM’li olgularda PTK’lu olgulara göre daha yüksek orandaydı (sırasıyla %41.2, %36.9). Tiroid Uyarıcı Hormon (Thyroid Stimulating Hormone - TSH) ortalama değeri PTM grubunda PTK grubuna göre daha yüksek değerlere sahip olduğu görülmektedir. PTK grubunda PTM’e göre kapsül invazyonu daha yüksek oranda görülmektedir (p<0.001).
Sonuç:
Çalışmamızda IPTM’li hastaların PTK olgularına göre daha genç yaşta, kadın cinsiyette, daha düşük TSH değerleri gözlemledik. IPTM’ların tümör çapının küçük olması nedeniyle metastaz yeteneğinin daha düşük, dolayısıyla da iyi prognozlu olduklarını düşünmekteyiz.


